Çoğu kullanıcı için bilgisayarın uygulamaları modern akıllı telefon ve tabletler kadar hızlı ve gecikme olmadan başlatabilmesi bir lüks. Eğer bu lüksü hayata geçirmek istiyorsanız çoğu durumda ihtiyacınız olan daha hızlı bir işlemci ya da RAM değil, sabit diskinizi (ya da eski SSD’nizi) daha hızlı bir SSD ile değiştirmek. Ölçek olarak M.2/NVMe sürücüleri baz almaktayız. PCI Express türü bağlantı ve özel olarak ayarlanan transfer protokolleri sayesinde bu sürücüler geleneksel SATA-SSD’leri, özellikle çift çekirdekli sistemlerdeki paralel sorgularda, 550 MB/s ile sınırlayıp, darboğaza neden olan tüm kısıtlamaları bir kenara bırakıyor. Tabi bu tür ileri teknolojiler size, SATA SSD’lere göre çok daha pahalıya mâl olmakta (bir istisna hariç). Ayrıca sisteminizin de bu teknolojiyi destekliyor olması gerekli. Sizler için neyin hangi sürücü türüyle daha iyi çalıştığını ve pratikte hız farkını test ettik. Ayrıca piyasadaki en iyi NVMe-SSD’ler de eski HDD ve SSD’lerden bu yana teknolojinin aldığı yolu gösterme açısından testlerimizde yer almakta.

En Optimal Teknolojiyi Seçin: NVMe ya da SATA

Sisteminizi yükseltmek için hangi sürücü daha uygun: çoğu (eski) dizüstlerinde sadece tek sabit disk için bir SATA bağlantısı bulunur. Bu bağlantıyı 2.5-inç bir SATA SSD sürücüyü bağlamak için kullanabilirsiniz. Bu prosedür her ne kadar bazı pahalı anakartlar M.2 girişine sahip olsa da Intel’in Broadwell-Jenerasyonuna kadar olan çoğu PC’ler için uygulanabilir. Eğer anakartınızda bu giriş bulunmamaktaysa, M.2 girişini hız kaybı yaşamadan PCle girişine bağlama olanağı tanıyan bir PCle adaptör kartı ile M.2 sürücüsü yükleyebilmeniz çoğu durumda mümkün. Eğer NVMe-SSD, işletim sürücüsü olarak kullanılacaksa, UEFI’nin NVMe başalatımını desteklemesi gerekmekte. Üreticinin web sitesinden bu konuda bilgi almadan hareket etmeyin (İnternet araması: “[Anakart adı] NVMe Boot”). Eğer bu özellik desteklenmiyorsa, pek bir fark yaratmayacaksa da SDD’yi Windows ek bir sürücü olarak kullanabilirsiniz.

M.2 girişlerinin yaygınlığı PC’lerde Skylake Jenerasyonundan (1151 soketi) itibaren oldukça arttı: sizde bulunup, bulunmadığını ana kartınızın teknik bilgilerinde bulabilmeniz mümkün. Dikkatli olun, çünkü iki adet giriş bulunmakta ve M.2 ana olarak sadece 22 x 80 faktöründen veri transferi gerçekleştirmekte. “B-Key” dahili olarak geleneksel SATA/AHCI transferleri destekliyor. Bu sürücüler pahalı olmalarına karşın, 2.5-inç SATA sürücülerden pek de farklı değil (örnek Crucial MX300 M.2, Samsung SSD 850 Evo M.2). Tek olumlu yanı ise, uygun girişe ve Windows 7 sisteme sahip herhangi bir anakart ve notebook’a kolayca yüklenebiliyor oluşları .

“M-Key” girişi NVMe-SSD’lerin hızlı PCIe 3.0 x4 transferine olanak tanımakta. Yeni anakart ve notebookların çoğunda M-Key girişleri bulunmakta, yani NVMe sürücülerle uyumlular (daha yavaş M.2/AHCI-SSD sürüler de aynı M-Key girişi kullanmakta). Tabi siz yine de emin olmak için NVMe satın almadan önce üretici dokümanına göz atın. Ve unutmayın! NVMe sürücüsünde Windows 7 kurulumu oldukça karışık bir işlem.

Eğer PC’nizde zaten Windows 7 yüklüyse, sisteminizi NVMe-SSD’ye transfer edebilirsiniz. Zamanında fiyat farkı dolayısıyla kullanıcılar sistem için küçük bir SSD kullanırken, diğer dosyaları için HDD’ye bel bağlamaktaydı. Günümüzde bu yöntem halen geçerliliğini korusa da, SSD fiyatlarının düşmesi sistemlerin tamamen SDD’lere geçmesine neden olmakta.

Piyasada 1 TB SATA-SSD’ler şuan için 1250 TL’den başlayan fiyatlarla satılmakta. a M.2 ve 2.5-inç girişlere sahip masa ve dizüstü PC’lerde işletim için sistemi küçük bir SSD’de kullanırken, diğer dosyalar için HDD bulundurmak pratik olabilir. Eğer her iki sürücüye de sahipseniz, iyi bir geçiş çözümü. Yeni 1-TB-HDD yaklaşık olarak 200TL iken, 256-GB SSD 500 TL – 900 TL aralığında satılmakta. Dolayısıyla 1-TB’lık tek bir SSD (1250 TL üstü) kullanımı sizin için daha mantıklı bir çözüm olabilir.

Eğer modern bir sisteme sahipseniz ve NVMe-SSD kullanmak istiyorsanız, bir sonraki soruya geçelim: Elinizde tercih edebileceğiniz Samsung960 serisi gibi NVMe’den tam sürat almanıza olanak tanıyacak SSD’ler mevcut. Diğer yandan Intel 600p tarzı modelleriyle GB başına SATA sürücü fiyat aralığında seçenekler sunuyor. Bu modellerin kullanıma göre ‘’SATA’dan çok daha hızlı’’dan ‘’SATA’dan daha yavaş’’ evrilebildiğini de belirtelim.

SSD Türlerinin Pratikte Karşılaştırılması

NVMe-SSD’lerin veri oranları ve IOPS figürleri oldukça etkileyici fakat bu hızın günlük hayattaki karşılığı nedir? İlk olarak 2.5-inç SSATA sürücüleriyle form farklılığı göze çarpsa da, asıl farklılık dâhili alanda: kablo kullanılmaması sebebiyle M.2-SSD anakartta sıkı sıkıya bağlı şekilde otururken, SATA-SSD’ler kasadaki kablo yönetiminde zorluk çıkarabilmekte. Aradaki hız farkını gösterebilmek adına üç sürücüyü birbiriyle karşılaştırıyoruz: erken jenerasyonların temsilcisi bir Intel-Postville-SSD, orta sınıf SATA-SSD Crucial MX300 ve NVMe temsilcisi olarak Samsung’un 960 Evo 500 GB modeli.

NVMe’nin üstünlüğünün ilk olarak başlatımda göz çarpması gerekli- fakat pratik testimizde bir sorunla karşılaştık. M.2/NVMe platformu olarak elimizde sadece en yeni AMD-Ryzen sistemlerden biri bulunmaktaydı. Her ne kadar hız iyileştirmeleri uygulamış olsak da sistem anakartı UEFI başlatımında açılıştan masaüstüne geçişe kadar 25 saniye harcadı: Sistemde Windows 10 UEFI modda yüklenmişti (SSD’nin GPT veri taşıyıcı olarak başlatılması ve kurulum ortamı olarak kullanılmasına kadar); UEFI Windows 10 desteği, hızlı başlatım v.b. dahası UEFI güncellemelerinin de UEFI duraksamasını kısaltması beklenmekte. 8.6 saniye Samsung-NVMe-SSD’de sadece Windows başlatımı için harcanan asıl süre. SATA-SSD (Crucial) aynı işlemi %33, Intel-Postville-SSD ise iki katı daha yavaş gerçekleştirmekte. Günlük kullanımda ise aradaki fark, fark edilebilir değil.

NVMe Kopyalama Sırasında Hızlanıyor

’Programlar’’ klasörünün ilgili SSD’ye kopyalanışı sırasında fark çok daha bariz hale gelmekte. Paralel okuma ve yazma sırasında NVMe-SSD kendisine has çoklu görev yapabilme becerini gösteriyor ve modern modern/eski SATA-SSD’lere göre üç ila dört kat daha fazla hız sağlıyor. Şaşırtıcıdır LibreOffice kurulumu sırasında NVMe ilerleyişi daha yavaştı. “/passive” parametresiyle MSI kurulum süitini çağırdıktan sonra kurulum herhangi bir istekte bulunmadan direkt olarak başladı. 23.0 saniye(Crucial) ve 22.2 saniye (Samsung) değerleri veren modern SSD’ler bu konuda büyük bir tezat oluştururken, Intelin eski aygıtı 38.7 saniyeyle bir hayli geride kaldı. ‘’Programlar’’ klasörünü kopyalarken Windows Defender ile yaptığımız virüs taramasında tüm sürücüler arasında beraberlik oluştu -Sadece antika SATA-SSD biraz geride kaldı. Sekiz çekirdekli güçlü Ryzen-CPU bu darboğazı aşabilmekte. Buna mutabık testimizde şu husus dikkatimizi çekti: SATA-SSD tamamıyla virüs taramasına yönelip, sistem diğer istekleri geç yerine getirirken, NVMe-SSD gayet normal çalışmasına devam edip, normal tepki sürelerini aşmamakta. Eğer sisteminiz uyumluysa, pürüzsüz performansı ve garanti geleceği sebebiyle NVMe-SSD kullanmanızı öneriyoruz. Eğer para biriktirmek istiyor ya da M.2/NVMe uyumlu bir sisteme sahip değilseniz, 55€ ve yukarı fiyatlardaki SATA-SSD’ler de kötü seçenekler değil.

Hız Eliti: NVMe-SSD’ler Dayanıklılık Testinde

Eğer hız en önemli faktörse, NVMe-SSD tüm seçenekleri geride bırakmakta. İlk zamanlarda NVMe öncüsü Intel ve Samsung sadece pahalı modelleri piyasaya sürmekteyken, artık fiyat, performans aralığında çeşitlilik artmış vaziyette. Daha küçük firmalar da yavaş yavaş SSD piyasasındaki yerlerini almaya başladı bile. Testimiz hangi modelin hangi amaca daha uygun olduğunu da göstermekte. Sıralamamızda sadece M.2 girişi kullanan modellere yer verdik. Bizce bunlar adaptörle anakart ve notbook’lara bağlanan pahalı PCle fiş kartlara tercih edilmeli.

Teknoloji: Kontrolcüler ve Flaş Bellek

Her SSD’nin temelinde PC’ye PCle arayüzüyle bağlanan ve bellek hücrelerine veri yazan/okuyan kontrolcüler yer alır. Etkinlikleri büyük veri öbekleri ve NVMe-SSD’lerin paralel yazma ve okuma erişiminde ekstra önem teşkil etmekte. Test alanımızda kullandığımız beş farklı tür kontrolcü kullanarak test sonuçlarımızı elde ettik. Samsung kendi belleğinin yanında kontrolcüsünü de üretmekte. En güçlü beş çekirdekli işlemcisi benchmark testlerinde üst üste en yüksek performansları elde etti.

Samsung-SSD’lerin farklı performanslarının sebebi ise genellikle bellek konumlamasından geçiyor. Okuma erişiminde Phison kontrolcülü Corsair ve Patriot SSD’lerin veri transfer hızının yanında tepki süresiyle de Samsung ile başa baş gidebilse de (operasyonlar/s) yazma benchmark’ında geride kalmaktalar. Tabi bu fark sadece özel masaüstü ve oyuncu PC’lerinde fark edilebilir seviyede. ‘’mükemmel’’ seviye performans sınıfına Marvel çipiyle benzerlikler gösteren ve Toshiba kontrolcü kullanan Toshiba OCZ RD400 de dâhil. Oluşturduğumuz genel tabloda Toshiba altı ile üstü arasında gözle görülür seviyede bir performans farkı bulunmakta. Marvel ve Silicon hareket kontolcülü SSD’ler (Plextor’dan WD’ye) 10 puan farkla üst kısmı geriden takip etmekte. Tabi GB başına fiyat oranı iyi tutturulursa, bu göz ardı edilebilir – Plextor’un GB fiyatına göre oldukça güçsüz. Bu yüzden SATA SSD’ler seviyesinde GB fiyatı sunan Intel 600p tavan yapmakta. Buna karşın NVMe performans etkinliğini sadece geçici bir süre sağlamakta – bunun sebebi ise hafızasının altında yatıyor. Intel değişik şarj seviyesi olarak hücre başına üç bit kaydeden Triple-Level-Cell flaşı kullanmakta. Bu standart MLC flaşlara göre daha karmaşık olduğundan (hücre başına iki bit) yazma işlemi daha uzun sürmekte. Bunu dengelemek için Intel 600p bellek hücrelerinin bir kısmını hücre başı bir bit kayıt yapan ve daha hızlı olarak tabir edilen SLC ön belleğine ayırmakta. Girilen tüm veriler ilk olarak buraya, ardında da kademeli olarak TLC flaşa kaydedilmekte. Bu doğru çalıştığı sürece Intel, NVMe performansı sağlıyor. Fakat veri volümü arttığında, darboğaz oluşmakta. SLC önbelleğinin kapasitesi dolduğunda yeni verileri kabul edebilmek adına anında eskisinin temizlenmesi gerekmekte. Kontrolcü bununla baş edemediği için pratik önbellekte oluşan darboğaz, SSD’yi normal SATA aygıtlarının hız seviyelerinin de altına çekerek SSD’yi adeta kırmakta. Buna karşın günlük kullanımda geçici hız yükseltimi yeterli ve kusursuz şekilde çalışabiliyor.

Isı Düşümü ve Bellek Darboğazı

SSD’ler bu problemi MLC flaşın ısıdan etkilenmemesi sayesinde aşmayı amaçlamakta. Fakat termal açıdan halen sıkıntıya düşebilirsiniz. Uzun yazma işlemleri kontrolcüyü izin verilen ısı seviyesinin üzerinde ısıtabilir ve ısı küçük ve sadece pasif yolla soğuyan modülden atılamayabilir. Tabi bu da kontrolcünün tekrar soğuma hızını yavaşlatacaktır. Tabi bunun günlük kullanımda yaşanması neredeyse imkânsız: Corsair MP500 480 GB, 50 saniye kesintisiz ve en yüksek hızda yazma işlemlerinde bu düşüşleri yaşamakta – tabi bu veri transferi hızı ve 64 GB’lık veri büyüklüğünden kaynaklanmakta.

Flaş ve kontrolcü çipinin geliştirilme ve üretilme metotlarından dolayı Samsung, rakiplerinden bir adım önde ve bellek hücrelerinin üst üste istiflendiği 3D flaş bellek kullanmakta. Bu daha kısa veri hatlarına oluşturulmasına, yani daha yüksek hızda veri aktarımına olanak tanımakta. MLC sürümü (hücre başı 2 bit) daha genele hitap ederken, pahalı 960-Pro modelleri ağır çalışma koşullarının altından kalkacak şekilde tasarlanılmış. Buna karşın 960-Evo modelleri 3D belleğin daha ucuz TLC sürümünü kullanmakta ki bu diğer modellere göre oldukça yavaş kalmakta (hücre başı 3 bit). Intel gibi Samsung da bu darboğazın üstesinden gelmek için SLC önbelleğe bel bağlamakta.

500-GB-Evo sürümünde SLC önbelleğin dolduğu durumlar kolayca gözlemlenebilmekte: 11 saniye boyunca ve 20 GB mümkün en yüksek hızda yazma işlemi sonrasında (sıkıştırılamayan veri ile) hızı 1,800’den 630 MB/ s’ye düşmekte. Daha sonra bu hız sabitlenebiliyor ki bu da verinin direkt olarak 3D-TLC flaşa yazıldığına işaret etmekte. Buna bir tezat olarak 1 TB 960 Evo daha büyük bir SLC önbelleğine ve iki kat daha fazla bellek modülüne sahip. Tüm bu modüller aynı anda yazma işlemi yapabilmekte. Pratikte, 1,800 MB/s hız iki kat daha uzun süre sürdürülebilirken (23 saniye), darboğazda hız 500-GB sürümünde olduğundan halen iki kat daha hızlı. Tabi bir de işin şu yönü var ki bu darboğaza erişmek için NVMe-SSD’den daha hızlı bir kaynaktan onlarca GB’lık veri aktarımı yapmanız gerek. Yani normal kullanımda bunun yaşanma ihtimali neredeyse imkânsız.

Hizmet ve Garanti Koşulları

Uzun soluklu düşünerek pahalı bir sürücü satın alıyorsanız, uzun bir garanti düşünmeniz de oldukça doğal. Son yıllardaki flaş belleklerle SSD’ler artık daha az problematik bir yapıya büründü. Bu yüzden üreticiler beş yıla kadar garanti sunabiliyorlar: Adata, Intel, Plextor ve Western Digital. Toshiba OCZ garanti süresince ücretsiz değişim seçeneği sunmakta. Bozuk sürücüyü göndermeden yenisi size teslim ediliyor. Samsung Pro modeller de beş yıl garanti sunuyorlar -fakat burada ‘’Total bit yazılımı’’ limiti de bulunmakta. 960 Pro için bu tüm 400 TV’nin 512 GB’ı. Garantinin erken bitmesi için beş yıl boyunca günlük 220 GB yazım yapmanız gerekiyor. TBW limiti Samsung Evo modellerin üç yıllık garanti süreleri için de bulunmakta (tabi TBW limitleri de modellere göre değişmekte). Corsair ve Patriot üç yıl garanti sunuyor. Yani NVMe-SSD’ler önümüzdeki yılları için tasarlanılmış bir teknolojidir diyebiliriz.


Daha Fazla İlişkili Makale
Daha Fazla: Erman Güneş
  • En Köşelerdeki WLAN

    Ofislerde tavana asılı onlarcasını görmüşsünüzdür: WLAN Erişim Noktaları (AP). Bu düz kutu…
  • Hepsi Bir Arada Modem: Netgear WAC510

    Netgear, büyük iş kurulumları hedefleyen birçok erişim noktasına sahip – bunlara Cloud ile…
  • Daha Fazla Güvenlik İçin 10 İpucu

    Windows’da virüs tarayıcısı zaten olmazsa, olmaz. Şimdiye kadar geçerli olan bu altın kura…
Daha Fazla: Donanım

Buna da Bakabilirsiniz:

Android Telefonlarda Ekran Görüntüsü Nasıl Alınır?

İnternet ortamında gezinirken birçok kullanıcı tarafından o anlık ekran görüntüsü alma iht…