İşin aslında yeni USB 3.1 ve type C konektörlerin kaosu bastırması beklenmekteydi: sonuçta tüm veri, ses, video ve akım iletim işi tek bir kablodan idame ettirilmekte. Özellikle katlanmayan type C kablolar mobil telefon kullanıcıların için bulunmaz bir nimet. USB 3.1 kablosunu televizyonunuza bağlayarak telefonunuzu şarj ederken, TV’nizden video da oynatabilmektesiniz -ve tüm bunlar oldukça hızlı. Kablonun tek sorunu üretiminin zor olması. Fakat firmalar değişime oldukça çabuk ayak uydurmakta. Çoğu üretici kablolarını USB 3.1 ve type C ile değiştirdi bile. Anakartlar, ekran, harici hafıza aygıtları ve akıllı telefonlar artık bu standartlarda üretilmekte.

LG G5, HTC (10) ve yeni Samsung Galaxy S8’i docking station ile adeta bir masaüstü PC’ye çeviren USB type C konektörüyle donatmakta. Tabi yeni tasarım daima yeni özellikler vaat etmeyebiliyor: Huawei’deki C-çıkışı hızlı şarj için USB 3.1 yerine kendine has bir teknoloji kullanmakta. Bu sebepten bağlanabilir aygıtların sayısı da bir hayli sınırlı.

Eski Tür USB’ler Yeni Standartları Yavaşlatıyor

Teknik devrimler eski stokların çokluğu sebebiyle yavaş yayılma gösterebilmekte. USB’lerde ise piyasada halihazırda bulunan eski standartlara sahip milyonlarca klavye, fare, harici sabit disk, web cam, dijital kamera ve USB çubuğu bulunmakta. Bu sorun her ne kadar tek tip üniversal adaptörler kullanılarak aşılabilir olsa da yeni aygıtların halen eski tip USB girişleriyle donatılmaya devam ediyor. Ayrıca normal USB kablolarda alıcı ve verici taraf tanımlayabilmek çok da kolay değil, dolayısıyla USB kabloluların daima çift girişli türüne sahip olması gerekmekte. Bu yüzden harici sabit diskler genellikle Mini-A-Girişler kullanırken yazıcılar tipik olarak type-B girişlerle dolatılmakta..

USB type C er ya da geç tüm bu konektör türlerinin yerini alacaktır, çünkü PC ve çevre birimlerini kolaylıkla ve sorunsuz bir şekilde birbirine bağlayabilmekte. DisplayPort, HDMI vb. kablolama türleri bile type C ile değiştirilebilir.

Algı Yanılgısı: Type C, USB 3.1 Değil

USB cemiyeti iki tür farklı özelliği C konektörü olarak adlandırdığı için, kullanıcılar arasında kafa karışıklıkları ortaya çıkabilmekte. Bir tarafta yeni C-konektörü bulunuyor. 2 x 13 eş çevirici pine sahip, bu konektörle beraber, USB’yi daima yanlış tarafından takmaya çalışma derdi de ortadan kalkıyor. Bunun yanında, USB 3.1’de maksimum iletim hızını 10 Gbps’e (gros) çıkaran yeni bir standart ortaya çıktı. Sürüm 2.0’daki USB güç dağıtımı (USB-PD) dahi yeni ve yükseltilmiş elektriksel gücü sayesinde (5 V, 0.9 A yerine 20 V, 5 A) bağlı cihazların şarj oluş sürelerini azaltmakta. Bu USB C’den tamamen farklı ve eşdeğer bir teknoloji. Yani bazı USB 2.0 konektörler type C konektöre sahipken, bazı USB 3.1 girişler güç dağıtıcıyla hızlı şarj özelliğine sahip olamayabiliyor.

Burada isimlendirme konusunda sınıfta kalan cemiyetin de suçu bulunuyor. USB 3.0, USB 3.1’in gelmesiyle geçerliliğini yitirmekte. Eski sürüm artık USB 3.1 Gen 1 olarak adlandırılmakta; yeni teknolojiye ise USB 3.1 Gen 2 deniliyor. Piyasada ise bu ayrım gözetilmeksizin çoğu kablo ve giriş USB 3.0 adı ile satılmakta. USB cemiyeti de buna karşın simgelerle USB C konektörlerini tanımlama yoluna gitmiş – böylelikle C konektörün USB 3.1 Gen 1, 2 ya da eski USB 2.0’ı destekleyip, desteklemediğini üzerindeki simgeden anlayabilmektesiniz. Eğer ürün belgeniz bulunmaktaysa, ilgili bilgi özellikler kısmında da belirtilmekte. Çoğu üretici de kafa karışıklığını gidermek adına halen USB 3.0 ismini kullanıyor.

Thunderbolt 3 arayüzü de bunu bir parçası. İlk olarak Intel ve Apple tarafından geliştirilen arayüz, 3. sürümüyle C konektör kullansa da USB 3.1 ile tan uyumlu değil. Thunderbolt 3 aktif kablosuyla 40 Gbps (gros) hıza çıkabilmekte. Yani USB 3.1’den dört kat daha hızlı. Bu sadece hızlı iletime değil, aynı zamanda DisplayPort ile çoklu 4K içerik çıkışına ve hatta harici grafik kartlarının işleyişine de imkân tanımakta. Bu pahalı teknoloji için kabloda aktif elektronikler gerekli. USB aygıtlar Thunderbolt 3 girişlerde çalışırken, tam tersi söz konusu değil.

Kabloyu Seçmek Dahi Kafa Karıştırıcı

Versiyon ve standartları karıştırma işi kabloda da devam etmekte. Eğer USB kablolarınızı ilgili konektörle eşleştirmeye çalışıyorsanız, işiniz USB 3.1 ve type C’de hiç de kolay değil. Burada da bilgi kıtlığı çekilmekte, çünkü her type C türü kablo veri, video ve akımı iletmemekte. Dolayısıyla satın alırken hangisinin güç dağıtıcısıyla hızlı şarja ya da video iletimi için alternatif moda sahip olup, olmadığını anlamayabilirsiniz. Simge ve etiketler maalesef her kabloda yer almayabiliyor. Özellikle de kabloda USB 3.1 ile 2.0 arasındaki farkın tanımlanması neredeyse imkânsız. Amazon ürün yorumlarında da sayısız kişinin bu sorunu dile getirdiğini görebilirsiniz. Aukey gibi üreticilerin type C ya da A’ya sahip tüm USB-3.1-Gen-1 kablolarını “type C kablo USB 3.0” olarak adlandırması da bu sorunu gidermeye yardımcı olacak türden bir davranış değil.

Ekranlar, Notebooklar ve Adaptörler

Alternatif mod (DisplayPort ya daHDMI) ile video iletiminde, örneğin notebook ve monitör arasında, özelliklere dikkat etmeniz gerekmekte. Sadece LG, Eizo, Acer ya da HP (Envy 27, yaklaşık 600 Euro) gibi birkaç modelde USB type C konektör bulunmakta. Video çıkışı için DisplayPort standardı özel olarak kullanılmakta ve pratikte çok iyi sonuçlar veriyor. Buna karşın monitörlerdeki güç kaynağından belirli güç talebinde bulunan, ekrandan hızlı şarj özelliğinde sonuçlar pek de iç açıcı olamaya bilmekte. Ara sıra monitörden notebooka güç akışında kopmalar yaşanabiliyor: Asus MB169C + 15-inç mobil monitör (yaklaşık 240 Euro) tam kaplı type C konektör gerektiren notebooktan veri alabilmekte.

Pratikte zaten monitörün HDMI ya da DisplayPort girişine bağlı USB-C notebooklarda durum bu şekilde. Bu kısımda video sinyalini dönüştürerek monitöre ilgili standartta ileten bir adaptör gerekmekte. Bu tür modelleri 20 Euro’dan başlayan fiyatlarda bulabilirsiniz. Diğer kabloların aksine buradaki seçim oldukça basit, çünkü sadece video sinyaline erişebilmekteler. Dolayısıyla diğer USB 3.a özellikleri gerekmemekte. Eğer type C bir notebook ya da tabletlerle ilgiliyseniz, küçük ama iyi tercihiniz bulunmakta: MacBook (12 inç) harici Acer Aspire Switch 10 V ve Asus T100HA gibi hibrid modeller 330 ila 300 Euro aralığında satılmakta. Google’ın en güncel Pixel-Chromebook’u da type C konektörle gelmekte (USB 3.1 Gen 1).

Kullanıcılar çevre birimlerini bir anda type C ile değiştirmeyeceği için, ilk etapta veri ve video sinyallerini USB type A, HDMI ya da DisplayPort kablo ile USB 3.1 sinyalden çeken adaptörlere ihtiyaç duyacaklar. 40 Euro civarında Icy Box IB-DK4031 gibi önerilen ve esnek modellerin yanında, Club 3D SenseVision (yaklaşık 100 Euro) pahalı modeller de bulunmakta. Fakat bu modelde HDMI, DVI, USB 3.0 type A, 4 x USB 2.0, bir USB hızlı şarj edici, mikrofon ve kulaklık girişinin de bulunduğunu belirtelim.

Anakart üreticileri yeni standardı sadece pahalı modellerinde kullandığı için masaüstü PC’ler bu konuda geride kalıyor diyebiliriz: Dört USB 3.1 Gen 2 konektöre (2 x type A, 2 x type C) sahip tek anakart 600 Euro civarında fiyata sahip Asus Rampage V 10. Anakartta 10 Gbps iletim referansı da konektör panelinde bulunmakta. type A ve type C girişli MSI X99A SLI (konektör 2011-3) yaklaşık 240 Euro’luk fiyatıyla masaüstü USB 3.1’e iyi bir giriş olabilir.

Harici Hafızanın USB 3.1’den Çıkarımı

RAID yapılandırmasına sahip ağ depoları ve harici hafızalar da doğal olarak USB 3.1 Gen 2’in hızlı veri aktarımından faydalanabilir – özellikle de SSD ve USB belleklerdeki flaş hafızalar. İkincisi için USB 3.1 Gen 2 kullanımı şuana kadar neredeyse sıfır. SanDisk, Kingston ve Corsair modellerde sunulan 3.1 çubukların maksimum veri transfer hızı 5 Gbps. Diğer bir yandan Gen 1 çoğu flaş hafıza için standart konumuna geldi bile. Harici SSD’lerde ise durum daha farklı. Freecom (mSSD MAXX, yaklaşık 250 Euro) ve Adata (SE730, yaklaşık. 130 Euro) gibi modellerde hızlı Gen 2 desteği sunuluyor. Testler de göstermekte ki hızlı arayüzün veri transfer hızına katkısı muazzam. Terramaster, USB 3.1 Gen 2’li 2-Bay boş NAS’a sahip D2-310 (yaklaşık 160 Euro) modelini de piyasaya sürdü – bu konuda RAID’li hızlı SATA sabit disklerin bile kazanımları olabilir.

Tabi şunu da belirtelim ki depolama aygıtlarını üreten şirketler daima yeni standart ve teknolojilere hızlı ayak uydurup, kullanıcılarını güncel tutmayı başarmakta. Diğer tüm üreticilerin de kılavuzlarını güncelleyip, standartları doğru şekilde uygulaması gerekmekte. İletim teknolojilerinde bir jenerasyondan diğerine geçiş genellikle uzun zaman alır. VHS ve Betamax’den beri bu türlü kaoslar yaşanmadı. Eninde sonunda USB C / 3.1 ikilisi işleri daha basite indirgeyecektir -fakat o zamana kadar önümüzde engebeli bir yol var.


Daha Fazla İlişkili Makale
Daha Fazla: Erman Güneş
Daha Fazla: Donanım

Buna da Bakabilirsiniz:

Spotify Alternatifi Uygulamalar Hangileri

En iyi online müzik dinleme ve indirme uygulaması hangisidir? Android veya İos için kullan…