İlk dizüstü bilgisayar, global pazardaki temellerini 35 yıl önce attı. O zamanın mucize cihazları, günümüzün güçlü tabletlerine, akıllı telefonlarına dönüştü. Şimdi ise yepyeni bir cihaz kategorisi diğerlerine meydan okuyor.

Metroda e-postalarınızı kontrol etmek, uçakta sevdiğiniz bir filmi izlemek veya hesapları, sunumları kontrol etmek gibi günlük işlerimiz, 1982’de çıkan dünyanın ilk mobil bilgisayarı GRiD Compass 1100 için hayal bile edilemeyecek işlemlerdi. Fakat o, gelecekte sıradan denilecek bu işleri başlatan, ihtiyatlı ama hızla bir değişimin öncüsü oldu.

Dizüstü –aslında kucak üstü şeklinde tercüme etmemiz gerekir- bilgisayarların tarihi ise bundan da önce, 1972’de başladı. Bilgisayar mühendisi Alan Kay, o yıllarda “çocuklar için kişisel bilgisayar” olarak gördüğü Dynabook üzerinde çalışıyordu. Bu proje konsept safhasını bile tam anlamıyla atlatamadı ancak çizim ve modeller, gelecekteki cihazların neye benzeyeceğine dair ciddi kanıtlar taşıyordu. Bu izler daha sonra endüstri tasarımcısı Bill Moggridge tarafından ilk taslakları yapılan GRiD Compass üzerinde de görüldü. Kendisi daha sonra, 2010 yılında, ilk kez Prince Phillip Tasarım ödülününe layık görüldü. Sadece tasarım değil, performans bakımından Compass 1100 dikkate değer bir cihazdı: Intel 8086 işlemcisi, 340 KB manyetik belleği, 1200 Bps modemi ve 320×240 piksel ELD (LED değil) düz ekran paneli ile kazanç getirmesi muhtemel üst sınıf bir pazara hitap ediyordu. 10 bin dolarlık fiyatı nedeniyle sıradan kullanıcı tarafından ulaşılması doğal olarak imkansızdı. Dolayısıyla NASA ve ABD askeri birimleri tarafından kullanılmaya başladı. Ticari başarıya sahip ilk dizüstü bilgisayarla, yaklaşık 1 yıl sonra, 1986’da IBM PC Convertible ile tanıştık. Toshiba firması ilk kez “notebook” kelimesini ortaya atarak tıpkı defter gibi ince, hafif ve taşınabilir bilgisayar konseptini yarattı. Bu terim kısa sürede popüler oldu. 1991 yılında Apple, şimdi standart diyebileceğimiz birçok yeni özellikle donattığı ilk Powerbook modellerini tanıttı. Bundan sonra ise artık herşey baş döndürücü bir hızla ilerliyordu: Cİhazlar daha ince, daha hafif, daha güçlü ve çok daha “yüzüne bakılır” hale geldiler.

Ama bir sonraki adım için fazla beklememiz gerekmedi. 2010 yılında Apple, iPad konseptiyle birlikte sosyal yaşantımıza dahil olacak tabletlerin ilk adımını attı. Bu dokunmatik cihazlar Avrupa’da 2013 yılında satışa çıktığında dijital yaşam tarzını yansıtıyorlar ve çoğunlukla boş zamanlarda eğlence amaçlı kullanılıyorlardı. Laptoplar ise daha ciddi ve iş amaçlı bir yerde duruyordu. Bu arada her iki hedef kitleyi de mutlu etmek (!) isteyen Microsoft, Lenovo, Acer gibi firmalar hem notebook, hem de tablet olarak kullanılabilecek, kullanıcının hızla değişen günlük yaşantısına anında adapte olabilecek esnek, melez cihazlar geliştirdiler.


Daha Fazla İlişkili Makale
Daha Fazla: Erman Güneş
Daha Fazla: Teknoloji

Buna da Bakabilirsiniz:

Spotify Alternatifi Uygulamalar Hangileri

En iyi online müzik dinleme ve indirme uygulaması hangisidir? Android veya İos için kullan…